Zührevi Hastalık Frengi Nedir??

Zührevi Hastalık Frengi Nedir??

Zührevi bir hastalıktır. Bulaşıcıdır. Tıp dilinde sifilis denir. Frengili kadının doğurduğu çocuğa, doğuştan geçmesi şekli istisna edilirse; hemen hemen her zaman cinsel ilişkiyle geçer. Mikrop vücuda girdikten 3 hafta sonra belirtilerini göstermeye başlar. Mikrobun vücuda girdiği yerde, yani erkeklerde peniste, kadınlarda vajinada Şankr adı verilen bir yara meydana gelir. Bu yara dudakta, meme ucunda, makatta veya parmaklarda da görülebilir. Zamanla akıntılı bir yara haline gelip; çevresi kızarır ve sertleşir. Mikrobun vücuda girmesinden 6-12 hafta sonra hastada; baş ağrıları, ateş, boğaz ağrısı, deri döküntüleri ve iştahsızlık, görülmeye başlar. 6 ay sonra ise, mikrop vücudun belli başlı organlarına oturur. Tedaviye en kısa zamanda başlanması gerekir.

Zührevî hastalıklar içinde en tehlikeli olanı tıp dilinde “sifilis” olarak bilinen frengidir. Belsoğukluğu kadar yaygın değilse de sık Taşlanmaktadır. Nedeni spiroket (treponema pallidum) adı veri*len bir bakteridir. Bu bakteri ancak nemli mukozada var olabildiğinden ve insan bedeni dışında ancak birkaç saniye canlı kalabildiğinden, frengi

hastalığının bir kişiden diğerine aktarıl*ması bedenin iç yüzeylerinin teması yoluyla olur. Cinsel birleşme sırasında eşlerden birinin tükürük, meni ya da kanında bulunan frengi mikrobu diğeri*nin de derisi üzerindeki herhangi bir yara ya da sıyrıktan içeri girebilir. Mikrobun yayılışı, birbirinden-farklı özel*likleri olan birkaç evre izler. A. Birinci evre:

Frengili bir kişiyle cinsel birleşmede bulunduktan 10-90 gün sonra spiroketin bedene girdiği yörede “şankr ” adı verilen acısız bir yara ya da kabartı meydana gelmiştir. Olayların yüzde on kadarında ilk belirti üreme organının dış bölgelerinde başgösterir. Bu tip yaralar*dan alınan maddenin özel bir teknikle mikroskop altında incelenmesi hastalığın

teşhisine olanak sağlar. Ancak bu tip bir; inceleme sonucu mikrobun görülmemesi hastalık olasılığını kesinlikle ortadan

kaldıramaz. Bazan yapılan ikinci bir aydınlığa çıkartır. VVasserman testleri

bir-iki gün sonra

inceleme gerçeği

Kolmar, Kahn ve

adı ile anılan bazı

kan testleri teşhiste yardımcı olur. Bu devrede kasıkta bulunan lenf bezleri de tek taraflı şişmiş olabilirler.

B. İkinci evre:

Bakteriler kan dolaşımına girmiş ve tüm bedene yayılmağa başlamıştır. Sonuç, ilk belirtilerden 3-6 hafta sonra görülen deri döküntüleri, boğaz, burun ve gözlerde iltihap, çeşitli yerlerdeki lenf bezlerinin şişmesi, mukozalarda pembe ya da açık kahverengi lekelerdir. Bu devrede frengi teşhisi için yapılan kan testlerinin sonuçları kuvvetle pozitif olur. Kısa bir süre için omurilik sıvısında da mikrop bulunabilir.

C. Gizli Frengi:

Dört yıla kadar erken, dört yıldan sonra geç gizli frengi diye anılır. Bu süre içinde ikincil belirtiler ortadan kaybolmuştur. Bu nedenle hastalığın teşhisi ancak bazı

özel kan incelemelerinin yapılması ile mümkün olur. Bu devrenin geç aşamala*rında hastalık bedenin ya tüm organları*na ya da yalnızca birkaç bölgesine yerleşmiş ve yerleştiği bölgede bazı bozukluklara yol açmıştır. Bu bozukluk*lar mikrobun kapılmasından iki ilâ on yıl sonra ortaya çıkabilir. Deride, kemikler*de, eklemlerde, gözlerde, karaciğerde, böbreklerde, midede, akciğerde, kalbin aorta adı verilen ana atardamara açılan yolundaki kapakçıklarda ve aortada yerleşip, yerleştiği yerde ciddi bozukluk*lara yol açabilir. Hastalık bu devrede sinir sistemine yayıldığı takdirde belirti*siz ya da belirtili sinir sistemi frengisi şeklinde görülür. Belirtisiz sinir sistemi frengisinde omurilik sıvısında mikrop vardır ve bu sıvının yapısı bazı özel değişikliklere uğramıştır. Bu durum fark edilemezse sonuçta belirtili sinir sistemi frengisi meydana gelir. Bu durumda da eğer hastalık beyin zarlarına yerleşmişse beyin zarları iltihabı, yani menenjit ile sonuçlanır. Aynı zamanda beyin damar*larını ve beyni de tutmuşsa bu çevrede yapacağı belirtilere ek olarak akıl dengesizlikleri; omuriliğin arka bölümü nü ve buradaki sinir köklerini tutmuş-sa.bazı duyularda bozukluklar, değişik bölgelerde ağrılar; duyu organlarına yerleşmişse körlük vb. gibi ağır sonuçla*ra yol açabilir.

Frengi, annenin kan dolaşımından henüz doğmamış bir bebeğe de aktarılabilir. Bu yüzden bebek bekleyen kadınların bu tehlikeye karşı gebeliğin başlarında frengi testi yaptırmaları doğrudur. İyileştirilmesi:

Frengi, yasalarımıza göre ihbar zorunlu*luğu olan hastalıklardandır. Dış üreme organlarında ya da bedenin bir başka bölgesinde ilk görülen yaradan incelen-

mek amacıyla madde alınmadan bu yaraların üzerine ilâç sürülmesi teşhisi geciktirebilir. Bu nedenle bu tip bir yaranın ortaya çıkması halinde ezbere merhem, vb. sürülmeden önce deri hastalıkları uzmanına görünmek gerekir. Koruyucu olarak prezervatif kullanmak, cinsel birleşmeden hemen sonra su ve sabunla yıkanmak da en azından mikrop kapma şansını azaltacaktır. Eğer bu hastalığın ortaya çıktığı anlaşılırsa peni*silin tedavisi uygulanır. Penisiline alerjik olan kimselerde başka antibiyotikler de kullanılabilir. Frengi mümkün olduğu kadar erken iyileştirilmesi gereken bir hastalıktır. Fakat ne yazık ki tedaviye başlama noktasından önce meydana gelmiş olan bozukluklar için yapılabile*cek bîr şey yoktur.

Frengi tedavisinden sonra hastalıkların bir süre hekim tarafından muayene ve kan testleri, gerekirse omurilik sıvısı incelemeleri ile izlenmeleri, hastalığın tam anlamıyla iyileşip iyileşmediğini ortaya koyacaktır

Frengi Testleri
Frengiye yakalanmış kimselerin kanla*rında frengi mikrobuna karşı bir savunma cisimciğinin oluştuğunun gös*terilmesi frengi testlerinin esasını mey*dana getirir. Bu savunma cisimciğine

reagin adı verilir ve sığır adelesinden elde edilmiş bir madde ile bir araya geldiğinde ortaya çıkan çökelti ve benzeri tepkilerle varlığı saptanır. Bu tepkilerin başlıcaları şunlardır:

I. Vvasserman tepkisi: Hasta kişinin serumu, ile sığır adelesinden elde. edilen maddenin bu ortama katılan kobay serumunda bulunan bir maddenin tü*kenmesine yol açtıklarının gösterilmesi esasına dayanır.

II. Kahn Testi: Hasta kişinin serumu ile sığır adelesinden elde edilmiş maddenin • bir araya gelince bir çökelti meydana getirmelerinden yararlanılır.

III. V.D.R.L. Testi: ilk iki testten daha hassas olup, ilke olarak Kahn testine benzer.

IV. Treponema Pallidum immob’ilizasyon

Testi: Frengi mikrobuna benzer bir başka mikrobun bir kimseden alınan serumla bir arada tutulması sonucu mikropların hareket etme yeteneklerini yitirmeleri esasına dayanır. Bu sonuncu test dışında kalan öteki testler frengiye yakalanıldığının ilk belirtisi olan yaranın ortaya çıkmasından yaklaşık iki hafta sonra olumlu sonuç verirler. Yine bu testler ilerlemiş frengi olaylarında olumsuz sonuç verebilecek*leri gibi, sıtma, cüzzam, şark çıbanı vb bazı başka hastalıklara yakalanıldığında da olumlu sonuç verebilirler. Bu kuşkulu durumlarda gerçeğin aydınlatılması için Treponoma Pallidum Immobilizasyon testinden yararlanılır. Yoğun cinsel faaliyette bulunan bir kimse için uygulanacak en etkili önlem 3 ilâ 6 hafta gibi belli aralarla ve düzenli bir şekilde kan testleri yaptırmaktır. Bu testleri büyük kentlerdeki teşhis labora*tuarlarında ya da devlet hastanelerinde yaptırmak mümkündür

alıntıdır..

Etiketler: , , ,

Yorum yapın